everthing-is-nothing-8Macarca város  sözcüğünden türeyen varoş, bir kentin, şehir merkezinden uzak, genellikle il sınırına yakın dış bölgelerini tanımlarken; bizim kültürümüzde fiziki ve coğrafi tanımların ötesinde ayrı bir ruh ve yaşam biçimine dönüşerek araya bir duvar çeker. Burada duvar, diğer insanlarla araya çekilen sınır olup kimlik olgusunu etkiler.

Çok katmanlı, çok boyutlu, çok unsurlu bu durum, yaşama tutunma noktasında; duvarların içinde hapis kalmaları öfkeye ve çaresizliğe dönüşür. Toplumsal olaylar içerisinde ilişkiler, kültürel kökenler, çelişkiler, gerginlikler, bellekte kalan görüntüler, kalıplar ve uzamlar bilinçaltını örerek kimliği şekillendirir.

Kır/kent diye ayırdığımız yaşamlarda kırsal kesimin çocukları hayallerin kıyısında renksiz ve acımasız hayatın üvey evlatlarıdır. Çocukluktan itibaren yaşamlarını çevreleyen duvarlar, kimi zaman ince ve şeffaf, kimi zamansa kalın, katı ve kapatılmıştır.  Bu çocuklar, yeni bir varoluş biçimi geliştirerek duvarlarını yıkıp yeni bir dünyaya açılır ya da duvarlarını sağlamlaştırarak kendiyle ve yüklediği anlamlarla kalır.

Bu çalışma, toplumsal gerçekleri siyah beyaz fotoğrafın dramatik etkisi ile görülmeyen duvarları şiirsel bir yaklaşımla göz önüne sermektedir, En derin ihtiyaçlarımızdan olan kimlik algıları ve yansıyan kimlikleri görünür kılarak çocukların yaşamlarına dokunmak istenmiştir. Gözlerinde ki neşeyi, mutluluğu, düş kırıklığını, acıyı, ıstırabı, acımayı, hücrelerine sinmiş duvarlarla saklayamayacağımız gerçeğini ortaya koymak için yapılmış bir çalışmadır.

IDEN/NONEN-TITY

Suburb derived from the Hungarian word város, defines a city which is far from the center, usually outer region near the border of the province; in our culture, builds a wall between by transforming a separate soul and life style beyond the physical and geographical definition. Meanwhile, wall is a border that drawn between people affects the fact of identity. This multi-layered, multi-dimensional, multi-componential situation on the point of hold on to life; turns imprisonment inside the walls into rage and helplessness.

Identity is shaped by knitting the subconscious with the relationships in social events, cultural backgrounds, conflicts, tensions, images that remain in the memory, patterns, extensions.

Children of the moor, whose dreams are yet flourishing by the shore, are the step fellows of colorless and merciless life. Walls that surround life since their childhood are sometimes thin and transparent, sometimes thick, rigid and closed. These children demolish walls and open up to a new world developing a new form of existence or remains with himself and meanings that he ascribed strengthening their walls.

This study, reveals social realities with dramatic effect of the black and white photography in a poetic approach. To touch the lives of the children, our deepest needs; identity perceptions and reflected identities are made visible. This study is made to establish the fact that we can not hide joy, happiness, frustration, pain, sorrow, pity on their eyes with the walls that cringed to their cells.